Bade Erol

Çocukluğundan beri sanatçı olmak isteyen Bade’yi materyal keşfetmeye sürükleyen detaylara olan merakı oldu. Farklı teknikler ve düşünceleri bir araya getirerek formlara sokmaya başladı. Ürünleri hikayeleştirip görselliğe taşımadaki süreç ve sonuç onun bu yolculuğa çıkmasındaki temel faktörlerden birisiydi. Özellikle transparan araçların ışıkla olan etkileşimi onu tam anlamıyla büyülüyordu. Konuşulan dilin dışında insanlarla iletişim kurabileceği yeni bir dil yaratmaktı onun en büyük arzusu. Bu süreçte, sanat ve ürün tasarımı arasında ince bir çizgi olduğunu özümsedi ve sanatsal bir yaklaşımla her biri farklı boyutlar ve hikayelere sahip ürünlerle kendini ifade edebildiği bir dil geliştirdi. Daha sonra üç boyutlu objelerle şekillenmeye başladı bu dil. Ona göre, kişisel objeler bizim kim olduğumuzu anlatan hikayeler ile süslendirmiş olduğumuz şekillerdir. Her birinin bir hikayesi vardır.